Bugun...



MİSAFİR KALEM GÖLHİSAR MÜFTÜSÜ FAHRİ BAŞAR: MEVLİD-İ NEBİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Tarih: 01-12-2017 14:59:42 Güncelleme: 01-12-2017 15:01:42 + -


29 Kasım çarşamba akşamı Mevlid Kandili'ni idrak ettik. Tüm halkımızın kandilini kutluyorum.

facebook-paylas
Tarih: 01-12-2017 14:59

MİSAFİR KALEM GÖLHİSAR MÜFTÜSÜ FAHRİ BAŞAR: MEVLİD-İ NEBİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Mevlid-i Nebî sıradan bir doğum günü değildir. Alemlere Rahmet olarak gönderilen kutlu elçinin doğum günüdür. Öyleyse sıradan bir doğum günü pastası ile Mevlid-i Nebi'yi idrak etmek bize yakışmaz.

 

Gelin hep beraber kutlu Nebî'nin kişiliğini ve hayatındaki sırları anlamaya çalışalım. Daha dünyaya gelmeden iki ay önce babasını kaybetmiş, altı yaşına geldiğinde annesini kaybetmiş, sekiz yaşına geldiğinde dedesini kaybetmiş toplumun bir kenara ittiği, değer vermediği bir kimseyi yüce rabbimiz peygamber olarak seçmiştir. Öksüz ve yetim olarak büyüyen   peygamberine kitap vermiş, onu miraç olayında huzuruna davet etmiş ve tüm insanlığa rahmet peygamberi olarak göndermiştir. Bu durum bize gösteriyor ki Allah'ın değer yargısı bizim değer yargımızdan çok daha farklıdır. Mal, mülk, makam ve mevkiye göre insana değer biçmek ilahi adalete uygun değildir. Bir müslüman olarak Allahın kimlere ve niçin değer verdiğini iyi düşünmeliyiz.

 

Peygamberimizin doğum gününü idrak ederken gelin hep beraber onun kişiliğini düşünelim. Onun kişiliğini öğrenelim demiyorum. Düşünelim diyorum. Çünkü bilgi amel olmadan bir anlam ifade etmiyor. İşte biz hep peygamberimizin hayatını öğrendik. Onun güzel ahlakını öğrendik, doğruluğunu öğrendik, dürüstlüğünü öğrendik, kul hakkına riayet ettiğini öğrendik, adaletini ve vakarını öğrendik ama biz güzel ahlak sahibi olamadık. Doğru, dürüst ve güvenilir bir kimse olamadık.

 

Peygamberimiz Kubeys dağına çıkarak insanlara şu dağın arkasından düşman geliyor desem inanır mısınız dediğinde herkesin inanırız çünkü sen asla yalan söylemezsin dediğini gururla anlattık ama bizim de doğru sözlü olmamız gerektiğini unuttuk. Peygamberimiz komşusu kendisinden emin olmayan kimse gerçek mü'min değildir dediğini duyduk ancak güvenilir bir kimse olmak için mücadele etmedik.

 

Peygamberimizin kul hakkına çok dikkat ettiğini anlattık ama kul hakkına riayet edemedik. Bazen gurur, bazen kibir, bazen de güzel vakit geçirme adına masum ve mazlum kimselerle alay edip durduk.

 

Peygamberimiz Müşriklerin çocuklarını ve gençlerini onlardan kopararak zihinlerine Allah düşüncesini yerleştirmeyi başarırken bizler de kendi çocuklarımıza ve gençlerimize oyun ve eğlence adıyla Allah'ını, kitabını ve peygamberini unutturduk.

 

Peygamberimiz Komşusu açken tok yatan bizden değildir dediğini anlattık ama apartman komşularımızı bile tanımaz hale geldik. Peygamberimiz Ey Allahın kulları kardeşler olun dedi. Bizler bir araya geldiğimiz zaman ya kavga ettik ya da dövüştük. Bundan dolayı da bugün islam coğrafyası paramparça oldu. İslam coğrafyasından gelen haberleri duyunca ya televizyonu kapattık ya kanal değiştirdik ya da yüreklerimiz dağlandı izlemeye cesaret edemedik.

 

Biz nerede hata ediyoruz. Dedim ya hep Peygamberimizin hayatını öğreniyoruz ya da Kutsal kitabımız Kuranı öğreniyoruz. Ama öğrendiğimiz bilgiyi amele dönüştüremiyoruz. Bu bilgiler zihinlerimizde sadece tarihi bilgi olarak kalıyor. Bu Kandil münasebeti ile Peygamberimizin hayatını bir kez daha düşünelim ama bu kez sadece bilgi için değil bu kez ilim olsun. Çünkü ilim bilgi ile amelin birleşmesinden meydana gelir. Bundan böle ilim sahibi olalım ki Minarelerden okunan ezanlar kalplerimizi titretsin ve bizi Allaha secdeye koştursun. Okuduğumuz Kur'an ruhumuza şifa olsun. Alemlere Rahmet olarak Gönderilen kutlu Nebî'nin hayatını öğrenelim hayat tarzımız olsun. Ahlakını öğrenelim ahlak anlayışımız olsun. Sünnetini öğrenelim hayat rehberimiz olsun. Her daim Peygamberimizi yanı başımızda hissedelim ki o zaman da her gecemiz Mevlid-i Nebi olsun. Selam ve Dua ile.              

 

 




Bu haber 5441 defa okunmuştur.

Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ULUSAL BASIN Haberleri

YUKARI