Bugun...


Abdurrahman ZEYNAL


facebook-paylas







TARİH BİLMEDEN ORTADOĞUYU ANLAYAMAZSINIZ -2
Tarih: 28-10-2014 16:32:00 Güncelleme: 28-10-2014 16:32:00


"Kerbela olayı" ile başlayan günümüze kadar taşınan ve hatta "İran-Irak savaşlarının" temelini oluşturan "Şii-Sünni" çatışmalarının meydana gelmesi, Saddam sonrasında artan bu mezhepsel çatışmalar bölgeyi tam bir bataklığa dönüştürdü.

 

ABD bölgeye savaş yoluyla  yaptığı müdahale ne yazık ki Cengiz Han ordularının  verdiği zararlardan daha fazlasını verdi. Amerikalılar müzeleri ve bir tarihi yakıp yıkıp yağmalarken geriye kanlı bir anarşi ortamı, katı bir kabilecilik, mezhepçilik anarşisini bıraktı.

Milyonlarca insan evinden, yurdundan kaçarken, bir kısmı Amerikan bombalarının altında can verdi. Geride kalanlar ise kaynağı belli olmayan faili meçhullere kurban gitti. Bombalı saldırılar ne yazık ki bölgede hayatı felç etti.

Basına yansıyan "Ebu Gureyf ceza evindeki görüntüler"  IŞİD'in kafa kesmesi kadar alçakçaydı. Bunlar dikkate alınmadan Amerikan yalanlarıyla bir halk cezalandırılırken  meşruiyetten söz edilemez.

Suriye iyi veya kötü bir idaresi vardı. En azından insanların can, mal ve namus emniyeti vardı. Sözde Arap baharıyla birden Arap sokakları hareketlendirilip insanlar sokaklara dökülürken her meşru devlet gibi Suriye yönetimi kendince tedbir aldı. Ancak Bizim şimdilik bilmediğimiz mekanizmalar devreye girerek ülkeyi kan gölüne döndürürken  binlerce insanın ölmesine, binlercesinin yaralanmasına  ve milyonlarca insanında muhacir olmasına neden oldu.

İnsanların canları,malaları ve namusları heba oldu. Bu şartlar içinde büyüyen insanların psikolojisi ne durumda olabilir.! Artık ortada devlet olmadığına göre herkes bireysel olarak intikam almak, yeni düzen kurmak hevesine girdi. Bu psikolojiyi anlamadan Ortadoğu'yu anlayamazsınız. İnsanların beyinlerinde öldürme, öç alma psikolojisi gelişirken  bundan başka ne bekleyebilirsiniz?

2003 yılından beri bu coğrafya yönetim açısından boş. Bu boşluk elbette psikolojik rahatsızlıklara vücut verecekti. Nitekim yaşadığımız süreç maalesef bunu doğrulamaktadır. İnsanların vicdanı kanamakta  ve yeni çözümlere  götürmektedir. Bu çözümlemeyi yaparken ana argümanda şiddet olmaktadır.

Yine bu bölgenin en belirgin özelliklerinden biride var olmak, ayakta kalmak için aşiret bağlarının güçlü olmasıdır. Tarih bu bölgeyi bu özellikte var etmiştir. Kuvvetlenen, büyüyen aşiret; diğer aşiretleri kontrol etmek için  onların üzerine baskı, şiddet uygulamış bu durum kabileler arası savaşlara neden olmuştu. 22 Arap devletinin var olması, devletlerin içinde aşiretlere dayanan dengelerin olması bu işin göstergesidir. Bu kadar acıların yaşandığı bir coğrafyada ne yazık ki birlik tesisi edilememiştir. Bu gidişle sağlanacağı yoktur.

Eğer 22 Arap ülkesi ortak bir güvenlik ordusu oluşturup bölgeye ve bölge dışı güçlere şunu diye bilseydiler bu acılar yaşanmayabilirdi. "Kendi coğrafyamızda düzeni, dirliği biz sağlayacağız. Bölge dışı güçlerin bölgeye müdahalesini asla kabul etmeyiz" diyebilseydiler  günümüzde yaşanan hiç bu acılar çekilirmiydi?

O halde ABD'nin  Monroe doktrini gibi  bir doktrini oluşturulup arkadaş bu coğrafya benimdir deseydiler ne Ebu Gureyf ne Guentanoma ve nede Afganistan olayları yaşanmaz Filistin meselesi çözüme kavuşurdu.



Bu yazı 1705 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
YUKARI